ÇOCUKLARIMIZI NEDEN ÇOK CEZALANDIRIYORUZ? Seven ve düşünceli ebeveynler olarak çocuklarımızı yetiştirme işini çok ciddiye alıyoruz. Genellikle çocuklarımıza bugün uyguladıklarımızın uzun vadeli sonuçlarını düşünüyoruz. 3 yaşında çok hırçın ve kontrol edilemeyen bir çocuk için şu değerlendirme yapılır "7 yaşına geldiğinde hiç ele avuca sığmaz olacak ... " işte bu tür nedenlerden dolayı ebeveynler, çocuklarını ödül-ceza yöntemlerini uygulayarak disipline etmek isterler. Peki, çocuk eğitiminde neden ödül ve ceza yöntemleri uygulanır? -Olumsuz bir davranışı durdurmak için. -Çocuklarımıza doğru ve yanlışı öğretmek için. -Çocukların, kimin yetkili (otorite) olduğunu anlamaları için. Çocukların öz kontrollerini geliştirmeleri için ise bağırma, söylenme, tehdit etme, ders verme veya fiziksel temas(!) ... gibi yöntemler uygulanır. Bu davranışların sonuçları ise şöyle sıralanabilir; ·Çocuğun, ebeveynlerine karşı korku, öfke ve kızgınlık içinde olmasına neden olur. ·Çocuğa saldırgan olmayı ve sorunlarını şiddet yolu ile çözmeyi öğretir. ·Zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açar. Rüşvet ve ödüllerle ilgili en önemli sorun ise, çocuğunuzu gerçek hayata hazırlayamamalarıdır. Çocuğunuzun yanlış beklentiler içine girmesine neden olmakta ve bu durum erişkinliğe kadar devam etmektedir. Çocuklarınız bir işi ödülü için yapmaya alıştıkları zaman, "bir işi başarmış olma" duygusunun sağladığı ödülü hiçbir zaman tadamamaktadır. Ceza Yerine Disiplin Disiplin, çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek, kendi kendini denetlenmeyi yada iç denetim olan "ahlak gelişimini" sağlamaktır. Bu da dıştan gelen bir zorlamayla olmaz. Önemli olan içselleştirilmiş bir sorumluluk duygusunun oluşturulmasıdır. Disiplin, çocuk eğitiminin bir parçasıdır. ismi ne olursa olsun, disiplinin önde gelen ilgi alanı, davranışı etkili bir şekilde ele almaktır. Disiplin bu nedenle çocuğun gelişiminde büyük rol oynar. Disiplinin 3 temel amacı vardır. Bunlar; 1- Sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek, 2- Benlik değerinin temelini atmak, 3- Başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı duyarak model görevini gerçekleştirmek olarak sıralanabilir. Disiplin, aile içinde denge ve disiplinin oluşturulmasında büyük önem taşır. Ancak disiplin, çoğunlukla "cezalandırma" ile eş anlamlı değerlendirilir. Her ne kadar kelime anlamıyla "katıcılık;' ve "kuralcılık" gibi kavramları çağrıştırıyorsa da gerçek anlamıyla disiplin, çocuğun topluma uyumu üzerine yoğunlaşmakta ve davranışı yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Disiplin, tutarlılık ve esneklik gibi bazı ikilemleri de içerir. Bir yandan çocuğa kuralların tutarlı bir şekilde verilmesi gerekir, öte yandan da katı bir şekilde uygulanan kurallar hoşnutsuzluğun oluşumuna neden olabilir. Esneklik ve hoşgörü, "kabul" ve "sevgi" kavramlarını da beraberinde çağrıştırır. Sevgiyi güven duygusu izler. Sevgi ve güvene bağlı "kabul edilme arzusu" ve güçlü bir olumlu ilişki, çocuğun davranışlarını yönlendirmede büyük bir öneme sahiptir. Disiplin konusu tartışıIırken, çocuğun gelişimine bağlı olan sınırlılıkları dikkate alınmalıdır. Özellikle okulöncesi dönemde çocuğun ihtiyacını belirlemek ve davranışın ardındaki nedeni bularak davranışın değişimin sağlamak anne ve babayı olduğu kadar çocuğu da tatmin eder. 3- İstenmeyen davranış karşısında hoşnutsuzluğun belirtilmesi, istenilen davranış yapıldığında ise olumlu yüz ifadesi ve övücü sözlerle değerlendirilmesi çocuğun davranış şekillendirmesinde etkili olabilir. |