* *

Özlü Sözler:  Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur.   

* *

Resimler
Resimler

Forum
Forum

Üye girişi
  Üyeler: 214

Nickiniz:

Şifreniz:

[ Şifrenizimi unuttunuz? ]


[ Üye Ol ]


  Bağlı Üyeler: 0
  Anonim: 6

Site Yöneticisi : karafero
e-mail : info@arikli.com
Msn: info@arikli.com

Ip adresiniz: 38.107.191.90

Ajanda


Hafta Numarası 36

Sonraki 20 gün


Hiç Etkinlik Bulunamadı

Sizden gelen resimler
büyütmek için tıklayın

Güncel

Anket
Arık Köyü Web Sitesi hakkındaki görüşünüz için aşağıdaki kutulardan birini işaretleyerek oy veriniz?
 
Daha iyi olabilir
Beğendim
Sonuçlar
Eğlence
Oyunlar
Site Menüsü
Gerekli Tarihimiz
Tarihimiz - Arık Köyü

Zengüzer: Yani atların ayarı, müsliminatı altın olan şahısların kabilesinden Fincan Büyük ailesindeki toplu bir kabilenin fertleridir. 350 yıl gibi bir tarih süreci olan Arık köyün´ün kuruluşu çok yönlü ve farklı bilgilere sahne olmaktadır. İlk göç Azerbeycan dan Horosan´a oradan da Dersim´in Hozat yöresine zaman içinde de Erzincan´ın Koçgiri yöresine gerçekleşmiştir. Bu yörelerde ne kadar kaldıkları bilinmemekle beraber, yıllar geçtikçe aşiretler arasında büyük kavgalar ve çekişmeler olmuştur. Bu kanlı çekişmeyi önlemek için o günün din ve ocak sahibi baba, dedeler Cem toplantısında Hz. Muhammed ve Ali dahü divanı kurup suçluları halk meclisinde yargılamışlardır. Suçlu bulunan aşiret buraları terk edecektir ve suçlu aşiret Koçgiri olmuştur.

Koçgiri : Büyük ve göç etmişler anlamını taşımaktadır. Refahiye´nin Koçgiri köyünden göç eden aşiretin halkından Sarı isminde bir büyüğümüz, günümüzde Cerit köyü olarak bilinen Cerit yazısına gelir ve Köndül deresinin üzerine bir değirmen yapar. Burada yaşamına devam eden Sarı nın yanına Ceritlilerin dedesi olan Sarı´nın akrabalarından Bedirhan ve Karacaörenin dedesi olan gök Süleyman gelir. Burada uzun zaman aşiret boylarından gelen akrabaları Bedirhan Cerit´e, Gök Süleyman ise Karacaören´e yerleşir. Sarı ise uzun yıllar değirmende yaşayarak 3 erkek evlat sahibi olur. Yoksulluk ve sefalet yıllarına düşen Sarı bu dünyadan göç eder gider. Geride 3 evlat; Karamahmut, Karafero, Karaibo ve dul bir eş bırakır. Zaman yoksulluk ve acılı yıllara sahne olur. Kardeşleri birer birer değirmenden koparır. Karamahmut Kapıkayaya, Karaibo Şenlik´e, Karafero da Arık´a yerleşir. Annelerinin ne zaman öldüğü bilinmemektedir. Arık ve Karafero´nun hikayesi böyle başlar.

Karafero: İriyarı, hızlı, çok iyi ok ve kılıç kullanmaktadır. Acımasız ve zalim biri olduğu söylenmektedir. Karafero Arıkta yaşayan Osman Ağa ile arasında bir çok olay yaşamıştır. O yıllar töresine ve sözüne sahip bu insanlar birbiriyle çeşitli iddialara girmişlerdir. Osman Ağanın bu iddialarda Karafero´yu yenmesi imkansızdır. Çünkü Karafero şamanizm ve doğu kültürünü almıştır. Çeşitli secerelerden geçmiş ve eğitim almıştır. Karafero´ya yenilen Osman Ağa zaman içerisinde Arık´ı terk ederek Korkut yöresine göçer. Günümüzde Korkutta Arıklıoğulları soyadına tapu kayıtlarında rastlamak mümkündür.

Yaşamına Arıkta devam eden Karafero, Roya isminde güzel bir kızla evlenir. Bu evlilikten Karaferonun 5 oğlu olur. Bu isimler sırası ile şöyledir: Hacıağa, Laçinağa, Temirağa, Tomağa ve Hasanağa dır. Bu isimler altında çoğalan Arık halkına katılan akrabalarımız kabile sırasına göre Hedrozlar, Demolar, Şehler, İmamlar, Terolar, Korikiler, İsiler, Gegeller, Klohurler ve Serseriler diye adlandırılırlar.

Günümüzde yaşayan Arık halkının tamamı birbiri ile akrabadır. Önceden ve sonradan gelenler arasında ayrımcılık yapılmadan kız alıp verdikleri hısım, kivre ve musayip olarak Arık köyü halkı arasında kopması güç bir birliktelik ve dostluk yarattıkları bilinmektedir. Günümüzde Arık köyü halkı arasında kesinlikle ayırım yapılmadan dostanevi ilişkiler örnek olacak şekilde devam etmektedir.

Arık köyü 1970 li yıllara kadar iki mahalleden oluşmaktaydı. Evler köyün taşocağından çıkarılan taşlardan, çatıları ise düz ve özel karma bir topraktan yapılmıştır. Yağmurlu havalarda çatının damlamaması için özel bir yöntem ile (loğ) denilen aletle (şimdiki yol yapımında kullanılan silindirleri düşünün) onarılırdı. Bu zayıf yapılanmadan dolayı 1939 Erzincan depreminin etkisinden köyümüz 75 e yakın can kaybı vermiştir.

Arık Köyü depremden sonraki dönemde köy halkının ortak çalışması sonucu, şimdiki yeni yerleşimi oluşturmuşlardır. Yollar bu tarihlerde genişletilip büyütülerek taşıt ulaşımına elverişli bir hale getirilmişdir. Maalesef bu güne kadar yollar asfaltlanmamış. En hafif bir yağışta bile taşıtlar yollarda kalma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

Bu dönem içinde eski mahalleler terk edilmiş. Genç insanlar çalışma imkanları aramak için büyük şehirlere göç etmişler. Bakımsızlıktan eski mahallelerdeki evler tek tek yıkılımış. Çoğunu ev sahipleri çatı yapımında kullanılan kirişlerin değerli olmasından dolayı satmışlardır. Yani mahalleler şimdi birer harabe görüntüsündedir.

Yeni yerleşimde bir de okul inşa edilmiş, fakat öğrenci olmadığından dolayı burası da kapatılmış durumdadır.

2001 yılı dernek yönetimi ve köy muhtarının çabaları ile Sivas Valisi, İmranlı kaymakamı, İmranlı Belediye başkanınında hazır bulunduğu törende köy konağının temeli yine aynı yıl atılmıştır. Köy konağı dernek yönetimi ve Arık halkının çabaları ile şu anki durumuna gelmiştir.

Köy iklimi Kışları soğuk ve uzun, yazları sıcak ve güzel geçer. Köyde nüfus az olduğu için orman da müthiş bir şekilde büyümüş ve gelişmiştir. Bu durum çoğalmakta olan yaban domuzu ve ayıların da artmasına sebep olmuş ve bazen küylüler için tehlike oluşmaktadır. Köylü kışlık yakacağını ormandan temin etmektedir. Bu işlem orman müdürlüğüne belli bir ücret ödemek suretiyle sonbaharda gerçekleşmektedir.

Köyün bol miktarda suyu vardır. Yeni yerleşimde hemen hemen her evde su akmaktadır. Ayrıca köyün ortasındaki çeşme de faaliyettedir. Köylü geçimini başta hayvancılık ve biraz da olsa tarımdan sağlamaktadır. Geri kalan ihtiyaçlarını İmranlı´ya giderek sağlar. Köy mezarlığı da, köyün her tarafına dağılmıştır.

Coğrafi konumu olarak fazla düzlük olmamakla berabar dağlık bir bölge de sayılmaz. Arık köyü, İmranlı (Sivas) ya bağlı olup yaklaşık 30 kilometre uzaktadır. Nüfus yazın şehirlerden gelen emeklilerle beraber yükselir, kış aylarında 15-20 haneye düşer. Bu insanlarımız İzmit, Gebze, İstanbul, Ankara ve Antalya gibi büyük şehirlerden biraz da olsun stres gidermek ve temiz hava için gelmektedirler. Umarım Arık Köyü hiç bir zaman köylülerimiz tarafından terk edilerek unutulmaya bırakılmaz.

Kaynak: Bilgilerin büyük bir bölümü Arık derneğinin yapmış olduğu belgesel filmden alınmıştır. Emeği geçen herkese teşekkür edrim.

Arıklı Kemal


Kurulum Tarihi : 25/02/2004 > 00:00
Son Güncelleme : 08/12/2004 > 23:34
Kategori : Tarihimiz
Sayfa 8658 defa görüntülendi


Sayfayı Büyüt Sayfayı Büyüt     Sayfayı Yazdır Sayfayı Yazdır

Sayaç
 Ziyaretçi
 Online
 Rekor

Radyo ARIK

radyo2.jpg
Arık Chat
Emek haber

Birleşik Metall / Çağrı


Siteye ulaşabilmek için resimlerin üzerine tıklayınız

Gazete
Site Hakkında Bilgilendirilmek için Gazetemize Katılınız.
Katıl
Çık
1397 Katılımcılar
Site içi Arama Motoru




Google/Yahoo


Google

Yahoo


E-messenger
MSN Messenger
E-posta adresi :
Parola :
Durum :
Beni anımsa
^ Sayfa başına geri dön ^

  Site powered by GuppY v4.5.14 © 2004-2005 - CeCILL Free License